1

Kelime: kadınbudu
>>- Olm sen nesin?
>>- Erkek!
>>- Tersi?
>>- Kadın!
>>- Onun yeneni?
>>- Çıtır
>>
>>
>>
>>
>>Arkadaşlar süper sonuna kadar okuyun
>>
>>
>>
>>
>>
>>Kelime: terlik
>>- neyle yürürsün
>>- ayak!!!
>>- heh hani böyle ayakların üşür altında onlar olur böle yumşak
yumşak - koyun!!
>>- yuh onun daha küçüğü ya, koyun dedi hödük!
>>- kuzu!!!
>>- allah belanı versin pas!
>>
>>Kelime: diz
>>- pantolonu nereye giyeriz?
>>- bacağa?
>>- hah. bacaklarımızın ortasında ne vardır?
>>- oha!
>>
>>Kelime: zebani
>>- allahın meleklerinden biri.
>>- cebrail.
>>- ilk üç harfi çizgili bir hayvanı çağırıştırıyor.
>>- zebrail?
>>
>>Kelime: duvak
>>- kadinla erkek birlesmeden önce, erkegin kaldirdigi sey
>>- oha!
>>
>>Kelime: ıskalamak
>>- dart oynarken neye atarsın?
>>- hedef tahtasına
>>- attın vuramadın mesela noldu?
>>- hedefi vuramadım
>>- tamam da nedir yani o olay
>>- tutturamamak, kaçırmak
>>- hayır nedir başka ismi var onun
>>- tam 12'den vuramamak!..
>>- oldu...
>>
>>kelime: telepati
>>-hani ben sana bir seyi anlatmaya çalisiyorum ama sozle degil
beyin  dalgalariyla falan... -ihihih neydiiii.. teletabi..! -tamam tele'si
kalsin kedilerin eline ne denir? -buldum telepence
>>-offf beee bi kere de bil be...
>>
>>kelime-timsah
>>- abi boöle hani kertenkele nedir
>>-hayvan
>>-ne cins hayvani
>>-surungen
>>-ok abi bu kertenkelenin birkac beden buyugu
>>- ejderha
>>-?!???!!(yuhhh)
>>
>>Son kelime eger bilinirse oyun ve hesap girecektir. sure son 10
saniye;
>>kelime: lambada.
>>ekip1 bakan kisi: aha sictiniz
>>ekip2 anlatan kisi: sen öyle san. söyle bakalim alaaddinin cini
nerede  yasar.
>>ekip2anlayankisi: lambada
>>ekip1toptan: h.skkt.rr...
>>
>>kelime: van gogh(kulak tabu kelime)
>>-abi bu kisi bir organini kesen bir sanatci
>>-bülent ersoy!!!
>>
>>kelime: miras
>>- simdi diyelim misir'da deden var, bu artik yasamiyor, sana ne
birakir?
>>- piramit.(dedesi tutankamon ya!)
>>
>>kelime: cumhuriyet
>>w: -ataturk ne kurdu?
>>z: -kitap kurdu
>>
>>kelime: ugur dundar
>>anlatan: tv de program yapiyo hani yillardir
>>anlayan: reha muhtar? ali kirca?
>>anlatan: yok yok sarisin mavi gozlu
>>anlayan: ataturk?
>>biz: iptal!
>>
>>kelime: kramp
>>anlatan: hani futbolculara girer
>>dinleyen: krampon
>>gülme sesleri kesildiginde sure coktan bitmis
>>
>>kelime: seruven
>>a: abi macellan nasi biriydi?
>>b: ne biliyim iyi biriydi heralde (birinci kopus, ama duur)
>>a: abi onu demiyorum neye düskündü?
>>b: kariya kiza bi de ickiye olabilir (pes)
>>
>>kelime: misir
>>kiz:keops nerde??
>>cocuk:etiler! !
>>kiz:allah cezani versin emre....
>>
>>
>>kelime : anneler gunu
>>-cennet kimin ayaklari altinda ?
>>-anne
>>-tamam , hani onlarin ozel bi zamanlari var, ne o?
>>- adet.
>>
>>Kelime : 1 Nisan
>>- Abi, 31 Mart'tan sonra ne gelir ?
>>- 32 Mart
>>- Harbiden bravo yani... Senin gibi lama'dan baska cevap
beklenemezdi  zaten..
>>
>>
>>
>>Kelime: Kabarmak
>>- Abi, simdi maddeler isininca nolur
>>- Genlesir
>>- Ha tamam, simdi pasta yapmak icin ne lazim
>>- Krema
>>- Baska, pastanin eski hali ne oluyo
>>- Kek
>>- Tamam, simdi annen kek yapiyo, diyo ki bu kek artik "bisey
>>oldu,...aliyim " diyo... Ne der orda, genlesme anlamina geliyo
>>- Genlesti
>>- Hayir lann,... genlesti anlamina geliyo...
>>- Eeee genlesti iste
>>- Ulan senin anan bu kek genlesti artik alip yiyelim mi diyo ???
10 sn  sessizlik
>>- Eveet...
>>- Ben oynamiyom bunla yaa...
>>
>>
>>Kelime: Bodur
>>- Akdenizin bitki ortusu nasildir?
>>- Maki
>>- Peki nasildir yani?
>>- Kislar ilik ve yagmurlu...
>>- Puhahaha...! ?!
>>
>>
>>Kelime: Kafeinsiz Kahve
>>(Son saniyeler)
>>- Yuhhh be, bunu nasil anlatacam. pas. (Zaman biter)
>>- Kelime neydi?
>>- Kefensiz kahpe...
>>- Neeee???
>>- Pardon,.. kefensiz kahve...
>>(Digerleri karta bakar, grup kopar)
>>
>>
>>
>>
>>Kelime: Gardiyan
>>- Ya hani kapali bi mekanda calisiyorlar
>>- Bekçi
>>- Ya hayir ya, hani herkes korkar bunlardan
>>- Patron, müfettis
>>- Ya g.ri z.kali misiniz bee... hani düdükleri vardir?
>>- Antrenör
>>- Ulen ök.z herifler
>>- Sen kime ök.z diyon ya......
>>
>>
>>Kelime: Istiklal Marsi
>>Anlatan (kiz);
>>- Yaaa.. hani bizim icin çok önemli en önemli seylerden biri..
>>Cevaplayan (erkek);
>>- Bekaret?!
>>
>>
>>
>>Kelime: Kokteyl
>>- Bazilari evlenmeden once verir
>>???!!!???
>>
>>
>>Kelime: Dergah
>>- Hani böyle insanlar ulvi bir amaç icin bir araya gelir ayni
mekanda - Grup s.ks
>>- Çarpilirsin valla
>>- Ha tamam trafo
>>- Ohaa.. ( Topluluk iptal )
>>
>>
>>Kelime: Manti
>>- Hani biz toplanip yapariz, partisini veririz..
>>- s.ks!!
>>- Ne zaman yaptik ya, ben niye kacirdim????
>>
>>
>>
>>
>>Kelime: Uçak
>>- Havada ucar ya..
>>- Leylek
>>- Yok bunun kanatlari var
>>- Ulen leylegin yok mu ?
>>
>>
>>Kelime: Yoyo
>>- Ya simdi hani boyle var ya... hani boyle asagi yukari
sallarlar,.. .  bi dakka ya, ben burda anlatirken sen benim telefonumu mu
>>karistiriyosun! !!!!!
>>- Yoooo
>>- Hahhh simdi alin bu heceyi ikiyle carpin!
>>- Yo-yoooo!!!! !
>>- Aferim lannn...
>>
>>
>>Kelime: Horoz
>>- Hani abi gece yatariz, sonra dalariz... yaniiii, nasil
anlatsam... - Rüya mi abi?
>>- Yok degil... Hani sonra ise gitmeniz gerekir..
>>- Uyaniriz..
>>- Hahhhh,... nasil uyaniriz abi.???
>>- Telasla uyaniriz, geç kalmisizdir, alarmla uyaniriz.... Sürer
gider  bu. (Uzun sure sessiz kalir, kasilir eleman.)
>>- Amannnn ne kasiyorum ya,... civcivin babasi!!.
>>- Horozzzzz!.
>>- Tam isabet..
>>
>>
>>Kelime : Uyurgezer
>>Kiz : Bak hani ben gece yataktan kalkiyorum dolasiyorum, yemek
>>yiyorum, ama naap'tigimi bilmiyorum filan. Erkek : (Suratina
bakarak) Ohaa! obez!!! (Topluluk : mu-hah-ha-ha)
>>Kiz : Igrencsin,.. .konusmuyorum,
>>

GERÇEKTEN DOĞRUYA,
DENİZ KABUKLARININ YOLCULUĞU...
Uzun uzun yıllar evveldi....
Uzak sahillerin, nemi yaprağı üzerinde, yemyeşil ormanlarında
güzeller güzeli bir kız yaşarmış.......
Adı yokmuş..
Bir isme de, ihtiyacı yokmuş zaten.
Duyamaz ve konuşamazmış, O......
Tüm gün topladığı deniz kabuklarıyla uğraşırmış sadece.....
Her sabah uyandığında,
“acaba bugün, hangi deniz kabukları bulma şansına sahibim” diye merak duyarmış.....
Kime sorsanız, tüm deniz kabuklarının birbirine benzediği o uzun sahillerde, o aylardır yıllardır hep mutlu ve
her günü ayrı bir umut ve güzellik içinde, heyecanla yaşamaktaymış.....
Çünkü O
zamanın,
sevenler için sonsuz olduğuna inanırmış......
Çünkü O,
zamanın,
sevinenler için kısa
üzülenler için çok uzun,
korkanlar için çok hızlı ,
bekleyenler içinse çok yavaş olduğunu, bilirmiş......
O, sonsuzu seçen, seven , ama çok seven bir yüreğe sahipmiş......
Topladığı ve dokunduğu her deniz kabuğu ile, yüreğine bir parça daha sevgi biriktirmekteymiş......
O, deniz kabuklarında, kulaklarıyla duyamadığı, bilinmez nice sesleri dinlemekteymiş aslında......
Yüreğinin kumsalları ve suları, ona hiç gitmediği, hiç görmediği kıyıların, nice hikayelerini anlatır durularmış......
Dünya, onun yüreğinde atarmış...
Dünya, onun yüreğinde ses verirmiş evrene......
O, dünyayı yüreğinden işitir, bilir ve yaşarmış......
 
Bazen işittiklerimiz, yeter sanırız...bildiklerimiz gerçek sanırız.......
Ve bunlar mutlu etmez bizi.....
Çünkü mutluluk;
duyamadıklarımızda, gidemediklerimizde,
fark edemediklerimizdedir....
Oysa, görebildiklerimizden, daha fazlasıdır gerçekler........
Günlük döngüler içinde, Sevdiklerimizle ve kendimizle paylaşabileceğimiz şeylerden uzak kalarak yaşıyoruz hayatlarımızı maalesef.....
Hayat bu olmamalı.. Işler hiç bir zaman durulmayacaktır ki, hep yoğun, hep çok olacaktır......
Ama sular bile durulur.
Durulur ve durulanır o zaman su; sedeflenir, sakinliğin, dinginliğin tatlı huzuru , derinliği aks olur kumsallarda.....
Bu hayattır işte.. Hayat oradadır...
Dinlerken, beklerken, izlerken, durulanırken..
Hayat orada yaşanır gerçel anlamda..
Oysa bizler mekanik ve elektronik bir dünyaya hapis vaziyette şuursuz yaşıyoruz, “hayat, bu” diye.....
Yaşamımızı, hayata ve kendimize endeksleyebilmeliyiz...
Ggerçekle, doğru arasındaki farkı görebilmeliyiz......
Hepimiz ....
Gerçekten mutlu olmak,
sadece yüreğin işidir...
Yüreklerimize fırsat vermeliyiz.....
Her yeni güne başlarken,
hangi deniz kabuğuna dokunarak,
bilinmedik hangi yaşama katılacağımız şansına gülümseyerek,
umutla uyanmalıyız......
Var olmanın güzelliği bu olsa gerek...
Acaba, bugüne kadar,
yüreğinizde kaç deniz kabuğu biriktirmişsinizdir ?
Sen...,
bugün hangi deniz kabuğunu dinledin,
ve bugün kaç deniz kabuğu topladın?
Insanın yüreği, belki de, deniz kabuklarından örülü olmalı.
Her yürek, bir kumsal olmalı belki de......
Kumsal gibi sonsuz olmalı.....
Kum tanelerinin kristallerinde, nice deniz çiçekleri, sedefleri açtırmalı her gün için..
Ve, her mevsimde ebruli olmalı o kumsal,
her koşulda kumsalda olmalı varlığımız.
Mesela, yazı, kumsal mevsimi biliriz sadece. Fakat, kışın da, oradayızdır.. Insanlar nedense, kumsalları, sadece yazın fark ederler......
Ne talihsizlik.!
Tıpkı, yüreklerimizi de, aynı talihsizliklerle fark edemediğimiz gibi
Belki de, maviyi görmek değildir önemli olan..
Belki, bakışlarımız gökyüzüne yöneldiğinde,
Önce, uçurtmayı görebilmeli gözlerimiz..
Önce uçurtmayı görebilirsek, mavileri de yakalarız zaten......
Uçurtma, mavidedir nihayetinde....
Eğer her gün, yeni bir var olma çiçeği açıyorsa gözlerimizde ve
Yüreğimizin ebruli kumsallarından, yepyeni deniz kabukları, sedefler toplayabiliyorsak,
Yokluk yok demektir, değil mi?

VE, her sabah ya da akşam üstleri,
Sulanmalı mutlak o var oluş çiçeklerimiz.......
Güne ya da akşama başlarken
Yürek su ister......Çiy ister... Şebnem ister......
Insanın en yalnız olduğu zaman dilimlerdir, sabahın eri ve akşamüstleri.......
Insanın en çok kendi olduğu, kendinde ve kendiyle olduğu vakitlerdir onlar.
Doğrularımızdan, gerçeğe yönelik yolculuğun başladığı vakitlerdir.
Sonsuza uzanan, uzanması gereken yürekler yollarını çiçeklendirme ve deniz kabuklarını sevgilendirme vakitleridir.
Doğrularınıza sahip çıkın. Kendinizi yakalayın.
Sonsuzluğu, kendinizden esirgemeyin.
Bakın, dinleyin, dokunun, deniz kabuklarının size söyleyecekleri var..
Yüreğinizin, ebruli kumsalından ayrılmayın.



Sinderella : Hatun kismisinin gece 12den sonra sokakta isi yoktur ...

Uyuyan Guzel: Bir kiz kendisini open ilk erkekle evlenir ve onunla sonsuza kadar mutlu yasar.

Ali Baba ve Kirk Haramiler: Password'ler iyi saklanmali onun bunun yaninda bagirarak soylenmemelidir.

Hansel ile Gretel: Masal kahramanlarinin sayisi arttikca IQ'lari duser... Cukulatadan evler yenmemelidir.

Kirmizi Baslikli Hanimkiz: Sokakta her gordugun zibidiyle konusma

Çirkin Ördek Yavrusu: Ortaokulda size imali bakislar atan gozluklu tombul kizla/cocukla dalga gecip asagilamayin, bir bes sene sonra afet olur agziniz acik kalir aglarsiniz.

Alice Harikalar Diyarinda: Her buldugunu agzina sokma

Heidi: Akilli kizlar patikalarda neyin keci kovalamazlar.

Allaaddin : Sokakta her buldugunu karistirma!

Pamuk Prenses: Hic tanimadiginiz biri size elma verirse sakin yemeyin !

Rapunzel: Bi kuleye kapatildiysaniz kacmak icin sac uzatmayin ucmayi ogrenmek daha kisa surer

Pinokyo : Baban marangozsa asla yalan solemiceksin

Beni hatırla

19/2/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

 Sen BENim gözlerimde saf bir gerçek
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..

*Hafif hafif çiseleyen YAğmurda kalırsa;
Saçlarını OKşaYAn her taNede
BENİ HATIRLA !

Karamsar olmak zor değil,
zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmek...
 
Üç damla göz yaşıydı gözlerimden süzülen. Sokaklarına atmıştım kendimi gece yarısını geçerken, ıssızdı sokaklar sessiz sakin ve alabildiğine soğuk, benim gibi yüreğim gibi. İşte köşe başına gelmiştim dökülen yaprakların hışırtıları geliyordu kulaklarıma birde havanın uğuldaması, oysa kaç gece beklemiştim seni buralarda niye fark etmemiştim ki dökülen yaprakları uğuldayan havayı ve bu karanlığı…sanki karanlık mazinin üzerindeki perdeleri kaldırıyordu seni görüyordum ilerde koşarak bana gelirken boğacakmış gibi sıkı sarıldığını hatırlıyorum çok özledim seni dediğin geliyor kulaklarıma ve sağ yanağımda dudaklarını hissediyorum birden heyecanlı bir şekilde anlatıyorsun evde heyecanla herkesin uyumasını nasıl beklediğini ve evden nasıl çıktığını sonra gözlerimin içine bakıp değer senin için bu kaçmalara dediğini duyuyorum ve tekrar sarılmanı hissediyorum beni hiç konuşturmuyorsun günlerin ne kadar uzun olduğunu niye ben yokken saatlerin hiç geçmediğini beraberken niye çabuk geçer ki vakit diye sitem ettiğini dinliyorum gözlerime bakmaktan elimde tuttuğum gülleri fark etmiyorsun bile. Ya sana gülleri uzattığımdaki o halin hiç gitmiyor gözümden uzun bir aşkım dökülüyor dudaklarından “seni çok seviyorum be adam” deyip sarılman hiç çıkmıyor aklımdan sonra başını omzuma koyup saatlerce tek kelime bile etmeden kalbimin kaç kere çarptığını ve her çarpışta kaç kere seni sevdiğini söylediğini sayıyorsun saatler ne çabukta geçiyor bak yine horozlar ötüyor bütün horozları yarın akşam keseceğim hatırlatmasın ayrılığı diyorum kızıyorsun bana gözlerime bakıp “delisin sen” . Evet deliydim ben belki halada deli ama bir tek sana deli ayrılığın açısı hala kurşun gibi yüreğimde gelmediğin ilk gece horozlar ötene kadar yine bekledim ben yine güller vardı elimde o gece seni beklerken ölümün acısını her saat her dakika her saniye tattım ben, aslında ölmek koymazdı gelmeyişinin koyduğu kadar sabahın ilk ışıklarında eve uğramadan işe gitmiştim. Meğer o gece seni beklerken yaşadığım ölüm değilmiş, ben seni beklerken bir başkasına gitmen ölümlerin en büyüğü en acısıymış… sen den sonra çok konuşmaz oldum ve hiç gülmez hala kabullenemedim sırtımda ki hançeri ve ben yine gece yarısından sonra mutlaka buluştuğumuz sokağa sanma seni sevdiğim için geldiğimi ben hayallerim için yaşadım hayallerim için geliyorum ve benim hayallerim hala yaşıyor.
_________________
SEVMEK YÜREK İSTER YÜREK ..............?

MySpace images

MySpace images


Cursors


Get Your Own Chat Box! Go Large!